Yasın aynı görünmemesi
Bir kaybın ardından siz konuşmak isterken bir yakınınız günlük işlere yöneliyor olabilir. Başka biri sık sık ağlarken bir diğeri duygusunu göstermeyebilir. Bu farklılıkları sevginin ölçüsü gibi görmek aile içinde yeni kırgınlıklar yaratabilir. Dışarıdan sakin görünen bir kişinin ne yaşadığını yalnız davranışına bakarak bilmeniz mümkün olmayabilir.
Yasın herkes için aynı takvimde ilerlemesi gerekmez. Bazı günler birlikte olmayı, bazı günler yalnız kalmayı isteyebilirsiniz. Ailenin eski hâline hemen dönmesini beklemek, kaybın etkisini konuşmayı zorlaştırabilir. Bu süreçte Çankaya aile terapisi ile ilgili temel bilgileri okumanız da faydalı olabilir.
Beklentileri yumuşatmak
Yakınınıza genel bir teselli vermeden önce neye ihtiyacı olduğunu sorabilirsiniz. Hatıra anlatmak, sessizce yan yana durmak veya gündelik bir işte yardımcı olmak farklı zamanlarda anlamlı olabilir. Siz de konuşmak istemediğiniz bir anda bunu ifade edebilirsiniz.
Çankaya’da aile yaşamınızı düşünürken şu soruya kendi örneklerinizle yanıt arayabilirsiniz: Yakınınızın sizden farklı yas tutmasını, onun daha az etkilendiği şeklinde yorumladığınız anlar oluyor mu?
Birbirine uygun destek biçimleri
Ailede kayıpla ilgili önemli kararlar alınırken herkesin kapasitesi farklı olabilir. Acele gerektirmeyen konulara zaman tanımak mümkündür. Yoğun zorlanma günlük işlevinizi belirgin biçimde etkiliyorsa kendi ihtiyacınıza uygun destek seçeneklerini değerlendirebilirsiniz; bu, ailedeki diğer kişilerin de aynı şeyi aynı zamanda yapması gerektiği anlamına gelmez.
Birbirinize hangi destek biçimlerinin iyi geldiğini zaman içinde yeniden sorabilir, değişen ihtiyaçlara yer açabilirsiniz. Bu denemeyi değerlendirirken her üyenin duygusunu sizinle aynı biçimde ifade etmesini beklemeyebilirsiniz.