İyi niyetle verilen yükümlülük
Bir yakınınız sizi sormadan bir işe yardım edeceğinizi söylediğinde, reddetmeniz güçleşebilir. Karşıdaki kişi sizden beklerken kendi ailenizi de zor durumda bırakmak istemeyebilirsiniz. Sizden izin alınmadan verilen bir söz, yalnız zamanınızı değil karar hakkınızı da etkileyebilir; iyi niyetle sunulması bunu otomatik olarak uygun hâle getirmez.
Aileniz sizin yardımsever olduğunuzu bildiği için böyle davranıyor olabilir. Ancak genellikle destek vermeniz, her talebe önceden onay verdiğiniz anlamına gelmez. Siz kendi planınızı değiştirmeden önce size sorulmasını isteyebilirsiniz. Aklınızdaki diğer sorular için aile terapisi Çankaya sayfasındaki açıklamalara bakabilirsiniz.
Rızanın yerini netleştirmek
Verilmiş sözü mutlaka yerine getirmek zorunda olduğunuzu varsaymadan kapasitenizi değerlendirebilirsiniz. Yapamayacaksanız bunun ilgili kişiye nasıl açıklanacağını aile üyenizle konuşmanız mümkündür. Gelecek talepler için basit bir anlaşma yapılabilir: sizin adınıza yanıt vermeden önce sizden doğrudan onay alınması gerekir.
Çankaya’da aile yaşamınızı düşünürken şu soruya kendi örneklerinizle yanıt arayabilirsiniz: Sizden yardım beklenmesinden mi, yoksa seçme hakkınızın atlanmasından mı daha çok rahatsız oluyorsunuz?
Beklentileri yeniden düzenlemek
Yeni sınırınıza rağmen aynı durum sürüyorsa her seferinde yükümlülüğü devralmanız beklentiyi koruyabilir. Siz yapabileceklerinizi ve yapamayacaklarınızı tutarlı biçimde söyleyebilirsiniz.
Bir sonraki talepte onayınızın hangi aşamada istendiğine ve planınızı ne kadar özgürce değerlendirebildiğinize bakabilirsiniz. Bu denemeyi değerlendirirken başkasının yaşadığı mahcubiyeti kendi sınırınızın yanlış olduğunun kanıtı saymayabilirsiniz.